TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Ülkemizde 2016 yılı öncesine kadar yıllık 7-8 milyon metreküplük bir ağaç kesimi söz konusuyken, ağaç kesim miktarlarının 2016 ve sonrasında hızla artmaya başladığı bilinmektedir.

2017 yılında 15 milyon metreküp olan ağaç kesimleri; 2020 yılında 24 milyon metreküpe ve 2021’de de 31 milyon metreküpe yükselmiştir. 2022 yılında ise yaklaşık olarak 40 milyon metreküp ağaç kesimi yapılacağı öngörülmektedir.

Orman alanları ve rezervi sınırlı olan ülkemizin %29’unun orman alanı olduğu bilinmektedir. 2021 yılında Cumhuriyet tarihimizin en büyük orman yangınlarının yaşanması ve orman kesimlerindeki kontrolsüz artışlar orman varlıklarımızı tehlikeye atmıştır.

Ağaç kesimlerindeki bu hızlı artışların sebeplerinin anlaşılması; usulsüz ve kontrolsüz yapılan kesimlerin engellenmesi; ağaç kesimlerinin orman alanları, çevre, ekosistem ve kamu sağlığı açısından yarattığı sorunların tespit edilerek gerekli tedbir ve önlemlerin alınabilmesi için Anayasa’nın 98’inci, TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105’inci Maddeleri uyarınca “Meclis Araştırması” açılmasını arz ederim.

Ahmet KAYA
CHP Trabzon Milletvekili

GEREKÇE

Ormanların, bilimsel gerçeklere uygun ve kontrollü bir şekilde olması kaydıyla endüstriyel hammadde kaynağı olarak kullanılması hem ülke ekonomisinin gelişmesi için hem de ormanlarımızın kendini yenilemesi için önemlidir. Ancak ormanlardan ağaç kesimlerinin kontrolsüz, plansız ve denetimsiz bir şekilde yapılması pek çok çevresel soruna sebep olmaktadır.

Orman ürünleri endüstrisinde kullanılan hammaddeler 2016 yılına kadar belli oranlarda yurtdışından sağlanmaktaydı ve ormanlarımızdan hammadde üretimi belli sınırlardaydı. Ekonomik krizin derinleşmesi, maliyetlerin artması ve döviz krizinin de etkisiyle yurtdışından hammadde alımı gitgide zorlaşmış ve daha pahalı hale gelmiştir. Bu durum sonucunda başta lif ve yonga endüstrisi olmak üzere ağaç endüstrisindeki hammadde ihtiyacının ülkemiz ormanlarından karşılanması talebini artırmıştır.

2017 yılında 15 milyon metreküp olan endüstriyel ağaç kesimi, 2018 yılında 19 milyon metreküpe, 2019 yılında 22 milyon metreküpe, 2020 yılında 24 milyon metreküpe ve 2021 yılında da yaklaşık 31 milyon metreküpe çıkacağı hesaplanmıştır. Ülkemizde endüstriyel ağaç kesiminin 2022 yılında 40 milyon metreküp olması hedeflenmektedir.

Karadeniz Bölgesi ağaç kesimlerinin en yoğun yapıldığı bölgelerimizdendir. Trabzon’da 2017 yılında 95.584 metreküp olan ağaç kesim miktarı 2020’de 432.087 metreküpe, 2021 yılında da 471.396 metreküpe çıkmıştır. Ağaç kesimlerindeki bu hızlı artış geri dönülemez doğa ve çevre yıkımlarına sebebiyet verecektir. Bunun bilincinde olan ve ormanlarına sahip çıkan bölge insanımız ağaç kesimlerindeki artışlara büyük tepki göstermektedir.

Türkiye Ormancılar Derneği “2022 Yılı Türkiye’de Ormansızlaşma ve Orman Bozulması” Raporunda, ağaç kesimlerindeki artışların ve orman alanlarının sıra kesime tabi tutularak tahrip edilmesinin orman ekosistemini bozacağı; doğal hayatı ve uzun vadede tüm insan hayatını olumsuz etkileyeceğine dikkat çekilmiştir.

Aynı raporda, henüz genç ve kesime uygun olmayan orman alanlarının yok edildiği bilgisine de yer verilmektedir. Bu yok oluşun tüm canlı yaşamını olumsuz etkilediği ve su kaynaklarının varlığını da tehdit ettiği açıktır.

Ayrıca artan hammadde ihtiyacını karşılamak için sıradan orman alanlarının yanı sıra artık milli parklar düzeyine geçildiği ve genç milli park alanlarının da talan edildiği raporlarda belirtilmektedir. Köprülü Kanyon Milli Parkı’nda 9.477 metreküp, Termessos Milli Parkı’nda 176 metreküp, Beyşehir Milli Parkı’nda 5.703 metreküp, Kızıldağ Milli Parkı’nda 9.520 metreküp ve Kovada Milli Parkı’nda 948 metreküp yıllık odun üretimi için eta (kesim alanı) verildiği; Beyşehir Gölü Milli Parkı ve Kızıldağ Milli Parkı Amenajman Planlarının 2021 yılında onaylandığı ifade edilmektedir.

Yönetmelikte korunması gereken alan olarak belirlenen milli parkların odun üretimi için planlanması hem hukuki açıdan, hem de bilimsel açıdan uygun değildir.

Bunun yanında yakın zamanda gündeme gelen Biyokütle santralleri için de ülkenin farklı bölgelerinde usulsüz bir şekilde orman kesimleri yapıldığı ve bu santrallere kaynak oluşturmak adına depolama yapıldığı bilgisi basın yayın kuruluşlarında yer almış ve ilgili raporlara yansımıştır. Türkiye Ormancılar Derneği’nin bir raporunda Mersin Güzeloluk yaylasındaki ardıç kesimleriyle ilgili olarak, kesilen ağaçların önemli bir bölümünün Karaman’daki bir biyokütle santraline satıldığına ve bu santralin deposunda stoklandığına dair yöre halkının şikayetlerinin bulunduğu belirtilmektedir.

Bu şikayetlerin bir örneği de Trabzon Düzköy İlçemizde Gürgendağ Mahallesinde yaşanmıştır. Daha 1-2 yaşındaki fidan sayılabilecek ağaçlar sıra kesime tabi tutularak adeta katledilmiştir.

Orman ürünleri endüstrisine ve Biyokütle Santrallerine hammadde sağlamak amacıyla ülkemizin farklı illerinde kontrolsüz ve denetimsiz bir şekilde yapılan ve ormanlarımızı katleden bu usulsüz kesimlere karşı acilen önlem alınması gerekmektedir.

Ülke ekonomisinin ve sanayimizin büyümesi elbette bizim için de çok önemlidir. Ancak sadece para için ülkemizin paha biçilemez ormanlarımızın yağmacı bir anlayışla tahrip edilmesini ve yok edilmesini kabul etmek mümkün değildir.

Bu doğrultuda, endüstriyel ağaç kesimlerinin bilimsel veriler ışığında, ülkemizin orman varlığına zarar vermeden, orman ekosisteminin ve doğal hayatının korunarak yapılabilmesi için kontrolsüz ve usulsüz yapılan ağaç kesimleri nedeniyle yaşanan çevre, ekosistem ve kamu sağlığı sorunlarının tespit edilerek gerekli önlemlerin alınabilmesi amacıyla Anayasa’mızın 98’inci, TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105’inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here