Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün görüşüldüğü Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu’nda, kurumun tarımsal desteklerden yararlandırılmadığının gündeme gelmesi üzerine CHP’li milletvekilleri kurumun isteğine olumlu yaklaşarak TİGEM’in tarımsal desteklerden yararlanması gerektiğini savunurken AKP, MHP Milletvekilleri oy çokluğuyla öneriyi gündemden çıkardı. CHP’li vekiller ‘bu nasıl tarımı desteklemektir’ diyerek karara tepki gösterdi.

TİGEM’in tarımsal desteklerden yararlanması görüşünü savunan CHP Trabzon Milletvekili Ahmet Kaya, “sertifikalı hububat ve yem bitkisi tohumları, sebze tohumları, kenevir, üstün vasıflı damızlık hayvan üretimi yapan ve ürettiklerini daha düşük maliyetlerle üretebilirse üreticiye daha ucuza verebilecek olan bir kurum bu desteklerden neden mahrum bırakılıyor? Bizim derdimiz üreticinin kurum tarafından üretilen tohumları ve damızlık hayvanları daha ucuza alabilmesidir. Bunun yolu kurumun tarım teşviklerinden yararlanması ise buna destek olmalıyız. Bu milli bir hassasiyet konusudur. Her birimiz elimizi vicdanımıza koyup gerekeni yapmalıyız” dedi.

TİGEM TARIMSAL DESTEKTEN NEDEN MAHRUM BIRAKILIYOR?

TİGEM Genel Müdürü Ayşe Ayşin Işıkgece ve kurumun yöneticilerinin de hazır bulunduğu toplantıda Işıkgece, tarımsal desteklemeden yararlanmak için gerekli girişimlerin gerçekleştirildiğine, Tarım Kanunu’nda bu konuda bir engel olmamasına rağmen tarımsal destekten yararlanma taleplerinin kabul görmediğine dikkat çekti. CHP’li milletvekillerinden bu konuda destek alan Işıkgece’nin tarımsal destek talebine ilişkin Kaya, şunları söyledi:

TİGEM’E DESTEK, UCUZ TOHUM-UCUZ DAMIZLIK DEMEK

“TİGEM’in tarımsal destek kapsamı dışında bırakılması sektörde kurum aleyhine haksız rekabet oluşmasına yol açmıyor mu? Ülkemiz için TİGEM kadar önemli bir kurum özellikle bu pandemi sürecinde; üretimin, tarımın, hayvancılığın bu kadar kıymetli hâle geldiği bu süreçte, tarımsal kredilerden neden faydalandırılmıyor? Bu desteklerden faydalandırılmaması rekabet gücünü elinden alıyorsa, bu anlamda, milletvekilleri olarak bizlerin bir inisiyatif alması ve çözüme katkı vermesi gerektiği kanaatindeyim. Bakanlık yetkilisi Sayın Bakan Yardımcımız da burada. Özellikle bu pandemi döneminde hiçbir alanın ülke için, millet için; tarım, üretim, hayvancılık kadar önemli olmadığı gerçeğini hepimiz kavramış durumdayız. O hâlde, üretim maliyetlerini, sertifikalı hububat ve yem bitkisi tohumlarını üretme maliyetlerini, sebze tohumculuğu konusunda maliyetleri, kenevir üretiminde maliyetleri, üstün vasıflı damızlık üretimi konusunda maliyetleri düşürecek olan bir kurum bu desteklerden neden mahrum bırakılıyor?”

TARIMSAL DESTEK ÖNERİSİ KOMİSYON GÜNDEMİNDEN ÇIKARILDI

“Bizim derdimiz TİGEM’in üretim maliyetlerinin düşmesi ve daha ucuz üretmesidir. Ucuza ürettiği bu ürünleri üreticilerimize daha ucuza satmasıdır. TİGEM’in bu haktan faydalanması durumunda tarım sektörünün en önemli girdilerinden olan sertifikalı tohum ve üstün vasıflı damızlık üretim maliyetlerinin düşürülecek, piyasaya daha uygun fiyatlarla arz edilmesinin sağlanacak, ülkemizin tarım sektörüne sunduğu hizmetlerde etkinliğinin artırılması için ihtiyaç duyulan alt yapı yatırımları öz kaynaklarla finanse edilebilecek. O kadar kıymetli şeyler söylemiş ki Sayın Genel Müdürümüz ve kurum yetkilileri, şimdi bunlar önemsiz mi ki biz bu konuyu sermaye artırımı gibi bir öneriyle geçiştirdik, görüşmeye değer bulmadık ve gündemden çıkardık? Ben açıkçası bunu yadırgadığımı ifade ediyorum. Kurumun talebi var, Sayın Genel Müdürün ve kurum yetkililerinin bu talebini bizlerin daha dikkatli ele alması ve çözüm konusunda daha farklı bakması gerektiğini düşünüyorum.”

TİGEM HAYVANLARI PAHALIYA SATIYOR

“Sayın Genel Müdür Ayşin Hanım bir “tweet” atmıştı, Sayın Genel Müdür: ‘Karacabey tarım işletmemizde kombine verimli bir ırk olan simental ve sütçü kapasiteye sahip siyah alaca ırkıyla üstün vasıflı damızlık yetiştiriciliğimizi sürdürüyoruz. Ülkemiz için en iyisini üretmeye çaba sarf ediyoruz’ demişti. Sayın Genel Müdürüm, burada ürettiğiniz bu simental ve sütçü kapasiteye sahip siyah alaca ırkı üstün vasıflı damızlık hayvanları üreticiye kaça satıyorsunuz? Şimdi, ben bir arkadaştan dinledim, dedi ki: ‘Sayın Vekilim, ben kurumdan hayvan almaya çalıştım fakat piyasa fiyatlarıyla 7 -8 bin lira pahalı olduğunu gördüm ve dışarıdan almaya çalıştım oradan alacağım hayvanı.’ İşte, bunun sebebi, arkadaşlar, sanıyorum -soru aslında kendi içinde de cevabını barındırıyor. Tarımsal desteklemelerden eğer biz bu kurumumuzu faydalandırmazsak üreticiye piyasanın 7-8 bin lira üstünde hayvan satışı yapmak durumunda kalacak. Bu durum, kurumun kuruluş amacına, faaliyetlerine de uygun değil. 15 bin damızlık büyükbaş hayvanın satışının yapıldığı yönünde bir bilgi var. Bu bilgi kirliliği midir, doğru bir bilgi midir, böyle bir satış yapılmış mıdır? Siz de konuşmanızda ifade ettiniz, 2020 yılında 45 milyon gibi bir kâr hedefliyoruz. Bu kârın kaynağı bu satışlar mıdır?”

KAYA, MECBURİ KESİLEN HAYVAN SAYISINA DİKKAT ÇEKTİ “Bir diğer konu, 2018 yılında ölen ve mecburi kesime giden hayvan sayısı konusu. Bize gelen bilgilere göre, 2018 yılında 844 baş sığır, 5.095 baş koyun, 156 baş keçi, 37 baş at, 178 baş ceylan ölmüş. Yine 2018 yılında 2.675 baş sığır, 19.072 baş koyun, 442 baş keçi, 18 baş ceylan mecburi kesime tabi tutulmuş. Rakamlar çok yüksek görünüyor. Bu rakamlar Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü Hayvancılık Teknik Yönergesinde öngörülen oranların sınırları içinde mi? TİGEM’deki hayvan kesimleri ve ölümlerine ilişkin şimdiye kadar herhangi bir soruşturma açıldı mı? Açılmadıysa neden açılmadı?  Yani orada işletme ve bakım kaynaklı hatalar nedeniyle mi bu ölümler oluyor? Ölümlerin sebebi nedir? Son olarak 2020 yılının içinde bulunduğumuz ayına kadar ölen ve mecbur olarak kesilen hayvanlarımızın sayısı nedir? Bu hayvanlarımızın etleri ne şekilde değerlendirilecektir? 2020’de gerçekleşen kesim ve ölümlerin sebep olduğu zararın miktarı ne kadardır?”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here